All Posts Tagged: kanser

Meme Kanseri Bulaşıcı Bir Hastalık Değildir!

meme-kanseri-bulaşıcı-değildir

 

Bazı kanser tedavilerinde özellikle meme kanseri tedavisinde saç, kaş ve kirpikler dökülür. Kanser tedavisi gören hastanın bu süreçte kendini korumak için maske kullanması gereklidir. Fakat insanlar özellikle maske kullanan saçsız, kaşsız bir kişi gördüklerinde çekinir ve hastalık kendilerine de bulaşacak diye stres yaşarlar. Üstelik çoğu zaman bunu hastalara da hissettirirler. Halbuki KANSER BULAŞICI BİR HASTALIK DEĞİLDİR. Bir kişiden başka bir kişiye kesinlikle bulaşmaz, tam tersi hasta olan kişi, diğer insanlardan korunmalıdır ve kalabalık, havasız ortamlarda bulunmamaya özen göstermelidir.

Kanser tedavisi gören hastaların bağışıklık sistemi çok hassas olduğundan tedavi süresince mikroplara karşı çok fazla duyarlıdır. Bu nedenle grip nezle mikrobu hastaya kolaylıkla bulaşabilir. Hastaların özellikle sonbahar kış aylarında grip, nezle olmuş insanlardan uzak durması toplu taşıma araçlarını kullanırken maske kullanmayı ihmal etmemesi gereklidir. Grip ve nezleyi daha hafif atlatabilmek için ise (grip aşısı olmasında sakınca görülmeyen hastaların) Eylül, Ekim aylarında aşı olarak tedbir almalarında fayda vardır.

Hastaların çevresinde bulunan insanların bu süreç boyunca yapması gereken,  hastanın uyarısına saygı göstermek ve yakın temas ( sarılmak, öpmek) konusunda ısrarcı davranmamaktır. Eğer tedavi gören bir hastaysanız, yakın temasa alışmış öpüşme, sarılma geleneği olan bir toplumda arkadaş ve dostlarınızla karşılaştığınızda bundan kaçınmak oldukça zorlanacağınız bir durumdur. Böyle zamanlarda kendinizi koruyabilmek için çevrenizdekilere karşı önceden kısa bir açıklama belirleyip uyarıda bulunmanız faydalı olacaktır. Bu sizi hastalıklara karşı bir nebze olsun koruyacaktır.

Unutmayın, önleminizi almazsanız zarar gören taraf siz olursunuz. Şunu bilmelisiniz ki, kimse sizi sizden daha iyi koruyamaz.

 

Makale : Nurgül Koç

Redaksiyon: Hasan Karanlık

Daha fazla

Meme Kanseri Tedavisinde Saçlarımız Dökülecek mi?

meme-kanseri tedavisinde- saçlarımız- dökülecek- mi

Kadınlar hastalıkla ilk yüz yüze geldiklerinde, dış görünüşlerini değiştirecek olan saç, kaş, kirpik kaybından dolayı çok fazla endişe duyarlar. Elbette bu çok normal bir tepkidir. Saç, her insanın dış görünüşü ve özgüveni için önemlidir. Birçok kadın bu yan etkiden dolayı tedaviyi reddetmeyi bile göze alabilmektedir.

Meme kanseri tedavisinde hastalara değişen doz ve sıklıkta (her hafta veya 3 haftada 1; 4 kür – 8 kür gibi) kemoterapi uygulanmaktadır. Kemoterapi kanser hücreleriyle beraber saç hücrelerini de etkiler. Saç ve kıl folikülleri vücudun en hızlı büyüyen hücrelerinden bazılarıdır. Kanser tedavisi görmüyorsanız saç kökünüz her 23 ile 72 saatte bir bölünür. Kemoterapi, kanser hücreleriyle savaşırken saç hücrelerini de yok eder. Kemoterapi de saç dökülmesine sebep olan; paklitaksel, dosetaksel, doksorubisin, epirubisin, siklofosfamid, fluorourasil, karboplatin, sisplatin ve metotreksat gibi bazı ilaçlardır. Dökülmeler, tedavi başladıktan sonra 1 ila 3 hafta içerisinde başlar. Birinci hafta çok hissedilmeyen dökülme, 2. hafta içerisinde saçınızı tararken ve yıkarken gözle görülür biçimde karşınıza çıkar ve 3. hafta daha belirgin artar. Bu durumdan psikolojik olarak olumsuz etkilenmemek için en iyi çözüm, dökülme başlamadan saçların olabildiğince kısa kesilmesi veya kazıtılmasıdır. Böylelikle dökülmeye şahit olmamış ve olumsuz etkilenmemiş olursunuz. Ayrıca, kemoterapi aldığınız dönemde cildiniz hassas olacaktır. Saçlarınızı kazıma işlemi için elektrikli tıraş makinası kullanırsanız kafanızı kesiklerden koruyabilirsiniz. Bir süre boyunca (tedavi tamamlanana kadar) dış etkenlere karşı korunma önlemleri almanızda da fayda vardır. Süreci rahat atlatabilmek için güneş koruyucu krem, bandana, şapka, eşarp ve peruk kullanabilirsiniz. Dökülen kaşlarınız için kaş farı, kirpiklerinizin eksikliğini gidermek için ise eyeliner deneyebilirsiniz. Bu geçici çözümler kendinizi iyi hissetmenizi sağlayabilir.

Saçların dökülmesini engellemek için günümüze kadar değişik yöntemler denenmiş olup birçoğu başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Dökülmeyi durdurmak için son yıllarda en çok konuşulan yöntemler ”soğuk kapaklar ve kafa derisi soğutma” yöntemlerdir. Bu yöntemlerden “kafa derisi soğutma” birkaç yıldır ülkemizde de uygulanmaktadır. Soğuk kapaklar ve kafa derisi soğutma; derinin ısısını düşürmek için kullanılan bir uygulamadır. Bu soğutma sistemleri, saç köklerine ulaşan kemoterapi ilacının miktarını azaltarak kafa derisinin altındaki kan damarlarını daraltması sonucu saç foliküllerine ulaşan kan miktarında bir sınırlama yaratır ve dolayısıyla kan akışıyla taşınan kemoterapi ilaçlarının etkisinden korunma sağlanmış olur. Araştırma sonuçları, soğuk kapakların ve kafa derisi soğutma sistemlerinin, onları kullanan kadınların % 50 ila % 65’inde oldukça etkili olduğunu ortaya koymuştur. Ancak bu metodu deneyen bazı kadınlarda, fazla soğuktan dolayı baş ağrısı ve rahatsızlık hissi oluşabilmektedir. Bu nedenle hastadan hastaya değişebilen bir etkinliği olduğu söylenebilir ve kullanımı herkes için uygun değildir. Bu konuyla alakalı çeşitli çalışmalar tedavinin güvenilirliğini ve etkinliğini incelemeye devam etmektedir.

Saç dökülmesinin geçici bir yan etki olduğu unutulmamalıdır. Dökülen saçlar, kaşlar, kirpikler ve vücut tüyleriniz kemoterapinin son kürünün alınmasından sonra 2-3 ay içerisinde tekrar çıkmaya başlar. Sürekli kısa kesilen saçlarınız bir süre orantısız olarak uzayabilir, renginde ve yapısında bazı farklılıklar ortaya çıkabilir. Bu genellikle geçici bir durumdur ve birkaç ay içerisinde düzelmeye başlar. Yapısı değişen saçlar genellikle 3-5 yıl içerisinde ise tamamen eski haline geri döner.

Kaynaklar:
http://www.breastcancer.org/tips/hair_skin_nails/cold-caps
http://kanser.gov.tr/kanser/kanserle-mucadele-ederken/1180-sac-dokulmesi.html

Çeviri ve derleme: Nurgül Koç
Redaksiyon: Hasan Karanlık

Daha fazla